

Kendi Labirentinde Kaybolmak mı, Kendini Bulmak mı?
"İçimizdeki koridorlar bazen o kadar uzundur ki, yankımız bize yabancı birinin sesiymiş gibi gelir. Oysa o ses, en saf halimizdir." Hepimiz bir hayat yaşıyoruz ama kaçımız kendi içimizdeki o derin koridorlarda yürümeye cesaret edebiliyoruz? Genellikle dış dünyanın gürültüsüyle, başkalarının beklentileriyle ve bitmek bilmeyen "yapılacaklar listeleriyle" o kadar meşgulüz ki; ruhumuzun en kuytu köşelerinde biriken tozları fark etmiyoruz bile. Muavin ’in bu durağında, yönümüzü dı
Serdar Kaşkaya
18 Şub1 dakikada okunur


Düşmek Bir Yenilgi Değil, Öğrenmenin Ön Sözüdür
Bir bebek düşünün... Yürümeye çalışırken defalarca düşer. Canı acır mı? Evet. Korkar mı? Hem de nasıl. Ama kimse ona dönüp "Neden düştün?", "Kendine bakamıyorsun!" demez. Çünkü o evrede herkes bilir ki; düşmek, öğrenmenin ön sözüdür.
Serdar Kaşkaya
10 Şub2 dakikada okunur


Yolculuk Günlükleri #1: Bitti Dediğin Yerden Başlayan Yol
Çoğu insan yolun bittiği yerin bir "liman" olduğuna inanır. Bir kapıyı kapatınca her şeyin duracağını, o meşhur "huzura" erince mücadelesinin son bulacağını sanır. İlk kitapta (çok yakında kalplerinize misafir olacak olan o sükûnet yolculuğunda), bir "Mühür"den bahsettik. Kalbi gürültüden arındırmaktan, dilsiz bir resitalin provasını yapmaktan... Ama dürüst olalım; fırtına dindiğinde, sular çekildiğinde geriye sadece berraklık kalmaz. Suyun dibindeki o karanlık balçık, o unut
Serdar Kaşkaya
30 Oca2 dakikada okunur









.jpeg)