

Modern Dünyanın Unutulan Refakatçisi - Kişisel Gelişim
Bugünlerde hepimiz birer 'hız tutkunu' olduk. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan o amansız yarışta; bildirimlere yetişiyor, toplantılara koşuyor belki de şehirleri aşıyoruz. Göstergelerimiz hep yükseklerde, takvimlerimiz hep 'Dolu’yu gösteriyor. Fark ettiniz mi bilmiyorum ama tuhaf bir boşluk hissi yakamızı bırakmıyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü biz o kadar hızlı gittik ki, ruhumuz geride kaldı. Modern dünya bize bedeni bir yere ışınlamanın yollarını öğretti ama ruhun temposu
Serdar Kaşkaya
12 saat önce2 dakikada okunur


Kendi Labirentinde Kaybolmak mı, Kendini Bulmak mı?
"İçimizdeki koridorlar bazen o kadar uzundur ki, yankımız bize yabancı birinin sesiymiş gibi gelir. Oysa o ses, en saf halimizdir." Hepimiz bir hayat yaşıyoruz ama kaçımız kendi içimizdeki o derin koridorlarda yürümeye cesaret edebiliyoruz? Genellikle dış dünyanın gürültüsüyle, başkalarının beklentileriyle ve bitmek bilmeyen "yapılacaklar listeleriyle" o kadar meşgulüz ki; ruhumuzun en kuytu köşelerinde biriken tozları fark etmiyoruz bile. Muavin ’in bu durağında, yönümüzü dı
Serdar Kaşkaya
18 Şub1 dakikada okunur


Düşmek Bir Yenilgi Değil, Öğrenmenin Ön Sözüdür
Bir bebek düşünün... Yürümeye çalışırken defalarca düşer. Canı acır mı? Evet. Korkar mı? Hem de nasıl. Ama kimse ona dönüp "Neden düştün?", "Kendine bakamıyorsun!" demez. Çünkü o evrede herkes bilir ki; düşmek, öğrenmenin ön sözüdür.
Serdar Kaşkaya
10 Şub2 dakikada okunur












.jpeg)